Merhabalar,
Ben Merve.1986 İzmir doğumluyum. 29 yaşımda anne oldum. Tam olarak ne olduğunu anlamadan kendimi oyunun tam da ortasında buldum birden. Aslında oynamayı hiç bilmediğimi fark ettim ve küçükken vaktimin nasıl geçtiğini sorgulamaya başladım. Sonrasında ben Pars’ın oyun arkadaşı, O da benim en iyi oyun arkadaşım olmuş bile.
Hayata dair çok da bir şey bilmeyen Küçüğüm, oyun sayesinde öğrenecekti her şeyi. Benimse destek olmak en büyük görevim değil, en çok haz aldığım bir durum olmalıydı ki (büyüdüğünde yaşadıklarından ziyade hissettiklerini hatırlayacağını öğrendiğimden beri bu konuya çok daha hassas yaklaşıyorum.) ikimiz de dorukta yaşayalım oyunun heyecanını.
Bugün 6 yaşında olan oğlumla birlikte zamana karşı neler oynamışız, oynarken neleri hem öğrenmiş hem eğlenmişiz, hangi oyunları biz ürettik, hangi oyunu oynarken neler kazandık onlara göz atalım.
- Bebek kitapları ile işe başlayalım. Gözlerinizin içine bakan bebeğinizin zamanla farkındalığı artmaya başladı ve bakışmak artık yeterli değil. Agucuklar, sevgi sözleri bir yere kadar. Parlak renkli bebek kitapları ile günümüze yeni sohbetler ve renkler katabiliriz. Oradaki objeleri öğretirken aynı zamanda laf lafı açardan yola çıkarak onlar hakkında yeni sohbetler ederiz. Anlattıklarınız o an bebeğinizi ilgilendirmese de anne ve bebeğin evde yalnız kaldığı ilk 3 aylık dönemde farklı kelimeler kullanmaya yöneltir sizi ve ilk 1 yıl içinde 1200 kelime öğrenmesi gereken bebeğiniz için iyi bir yatırım olmuş olur.
- Bebek arabasına astığımız minik sallanan oyuncaklarımızı, emekleme çabası olan bebeklerimizde önlerine hedef olarak koyabiliriz. Emzirme yastığını kullanarak da bebeğimizin dayanacağı yeri ayarlayabiliriz.
- Evde odalar arası gezerken duvarların rengi, yanından geçtiğimiz koltukların kumaşları, mobilyaların dokusu, halının tüyü vs. hepsi öğretilecek malzemeler arasında. Fırsat verin dokunsun; yumuşak, sert, kumaş, kağıt, tahta, beton hepsini ellesin. O dokunurken siz ne olduğunu anlatın. Bol bol sohbet edin.
- Mevsimin ne olduğu önemli değil! Uygun kıyafetler ile dışarı çıkın. Doğayı dinleyin. ikinize de iyi gelecek:) Kaldırıma çıkıp inme çalışması bile bir öğretidir. Hem kaba motor gelişimi hem de koordinasyonu geliştirir. Merdivenleri çıkarken inerken sayın. Hoppala yaparken yukarı aşağı kelimelerini kullanın ki kavram öğrensinler.
- Gözler kapanacak, farklı nesneler konacak ortaya, büyük küçük kavramını öğreneceğiz. Daha sonra bulduğumuz objeyi bir öncekinden büyük mü küçük mü sorusu izleyecek.
- Tadım oyunları ile 3 duyu (koku, tat, doku) harekete geçecek ve dikkatini yiyecek üzerinde toplayacak.
- Bowling setimizi amacı dışında başka nasıl kullanabiliriz? Renk ve sayıları öğrenme, labutları zikzak çizerek dizme ve arasından koşma, uzaktan kumandalı arabamızı o zikzak çizgilerden geçirme.
- Bizim küçüklüğümüzün gözde şarkılarından “Ali babanın bir çiftliği var.’’ hayvan seslerini taklit etmenin en eğlenceli yolu. 1 yaş civarı çocuklarımızın işitsel zekası konuşmaya yönelik eğilimleri ve etrafı hakkında fikir sahibi olması için yararlı. Belki bu sırada, sırası gelen hayvanımız tavuk ise bize yumurta verdiği, arının ise bal yaptığı gibi konuşmaları da iliştiririz.
- İster oyuncaklarından rastgele birkaç parça ister nesneleri, hayvanları vb. öğreten kitaplarından birkaç kelime ya da en az 3’er obje seçip hikaye üretiyoruz.
- Tuvalet kağıdı ruloları:) Ne ben yazayım ne siz düşünün. Verin bakalım çocuğunuza, neler neler çıkacak! Ama bir tane yazayım hadi. 5 adet ruloyu yan yana dizin, üzerine renkli toplarınızdan yerleştirin. İster başka bir topla vurmaya çalışsın ister bir pipetle üflesin topları düşürsün.
- MUTFAK! En güzel gelişim ve paylaşım atölyesi. Birlikte vakit geçirirken işlerinizi yaptığınız, çocuğum yalnız kalmadı hüznüne düşmediğiniz, salatayı, keki birlikte yaptığınız, kaç yumurta kaç salatalık diye sayı saydığınız, hamuru 2 eşit parçaya böl derken yeni bir matematik öğretisi kazandırdığınız, hızlı ve yavaş kavramlarını öğrettiğiniz, bıçak tutmayı ve tehlike algısını geliştirdiğiniz, birlikte sofra hazırladığınız ve yeni tatlar üretmenin verdiği mutluluğu yaşadığınız yer değil mi mutfak!
Merve Ekemen Şahin & Pars Şahin