Büyük bir heyecanla ve merakla beklenen doğum gerçekleşti! Aile üyelerinin artık beslenme düzeni, uyku saatleri, sosyal hayatları çok farklı. Bu değişiklik biraz yorgunluğu beraberinde getirse de bebekler anne babalarının parmaklarını sıkıcı kavrayıp gözlerinin içine gülümseyerek öyle bir bakarlar ki ebeveynlerini mest ederler.
Bebeklerimizin duygusal ve biyolojik ihtiyaçlarını ön planda tutarak hareket etmek ilk dönemlerde bizi zorlayabilir Zamanla bebeğimizden gelen sinyalleri takip etmeyi öğreniriz, özellikle ilk dört ay çoğu bebekte uyku düzeni olmadığı için gece sık sık kalkmak ertesi günkü dinçliğimizi, duygusal durumumuzu etkiler, eşler arası sohbetin süresi değişir. Hayatımızı doğum öncesiyle kıyaslamamak, sürecin tadını çıkarmak, arada sinirlenip üzgün hissedebileceğimizi de kabul etmek bize iyi gelebilir.
İlk iki sene en çok sıkıntı yaşanan konu olarak uykuyu gözlemliyorum. Hem bebeklerimizin huzuru hem de ebeveynlerin sakinliği için uyku saatlerine, rutinlerine ve uyku ortamına dikkat etmek çok önemlidir.
Görüşmelerimde sıklıkla emziren annelerin, gece çok sık kalkmaktan bitkin düştükleri için bebeklerini kendi yataklarına aldıklarını duyuyorum. Çözüm olduğu düşünülen bu davranış çok büyük bir tehlikedir. Çünkü ilk bir sene ani bebek ölümlerinden dolayı çok dikkatli olmalıyız. Güvenilir bir uyku ortamı için Amerikan Pediatri Birliği’nin 2011 yılında yayınladığı gibi ayrıca emniyet onaylı beşik içinde tam oturmuş, sert bir yatak kullanmaya, bebeğimizin beşiğinde ya da karyolasında yastık, tampon ve oyuncak olmamasına bebeğimize tek parça uyku tulumu gibi kıyafetler giydirip, battaniye kullanmamaya ve bebeğimizi daima sırt üstü yatırmaya dikkat etmeliyiz
Beşik satın alınırken içinde hediye edilen tamponları çoğu aile kullanıyor. Bir de yüzüstü yattığında çok daha derin uyuyor diyerek bebeğini bu şekilde yatıran anne babalar olabiliyor. Uykuyla ilişkili bebek ölümlerini azaltmak için bebeğimizin kas gelişimi yüzüstü pozisyondayken sırt üstü dönecek, rahatlıkla hareket edecek seviyeye gelene kadar tedbirli olmalıyız.
Bebeklerin ilk sene gelişim hızı dikkat çekici düzeydedir. Her an farklı bir hareket, yeni bir beceri görebiliriz. Biyolojik, fiziksel, psikolojik değişiklikler bebeklerimizin uyku düzenini de oldukça etkiler. Olgunlaşma sürecinde uyku ile ilişkili dönüm noktalarını sağlıklı bebekler için şöyle özetleyebilirim: İlk 6 hafta gece-gündüz karmaşası olur. 6. haftadan sonra gece uykuları uzamaya başlar. Gündüz uykuları ise yavaş yavaş 12-16.haftaların ardından düzene girer. İlk günler yeni doğanlar günde toplam 16-17 saat uyurken 4.aya doğru toplam uyku süresinin 15 saate düştüğünü görürüz. 9.ayda beslenme için gece kalkmaları yok olur 12-21.aylar arasında sabah uykuları ortadan kalkar. Bu arada ortalama olarak belirttiğim bu ayların çocuktan çocuğa küçük farklılıklar gösterebileceğini ve erken doğum söz konusuysa düzeltilmiş yaşa göre değerlendirme yapmamız gerektiğini de hatırlatmak isterim.
Dönüm noktalarını belirtme nedenim, ilk aylarda hemen bir planlama çabasına girmememiz; “Kucağa çok mu alıştı?”, “Bir şeyleri eksik mi yapıyorum!” gibi düşüncelerle endişe, suçluluk, yetersizlik gibi duygulara kapılmamamız; bebeğimizde doğal olarak görülen değişikliklere kolayca adapte olabilmemiz içindir.
Uyku öncesi sakin bir zaman dilimi geçirmemiz; bebeğimizin çoğunlukla aynı yerde uyumasına, odasının karanlık olmasına ve oda ısısının bebeğimizi terletmeyecek kadar olmasına -20-21 derece- dikkat etmemiz ilk aylar için yeterlidir.
Bol enerji diliyorum:)